Haftaya Makro Bakış: Kriz Yerini Yorgunluğa Bıraktı, Gözler Cuma'nın İstihdam Verisinde
Geçen Hafta
60 Saniyede
Geçen hafta kısaca: Borsa İstanbul'da paniğin yerini yorgunluk aldı. Bir önceki haftanın %8'lik çöküşünden sonra BIST 100 bu kez daha sakin ama yine satıcılı bir hafta geçirdi ve %2,9 düşüşle 12.888 puana geriledi; düşüşün neredeyse tamamı yine fon krizinin merkezindeki finansal kiralama ve faktoring hisselerinden geldi. SPK, tasfiyedeki fonlarda yatırımcıya ödeme süresini 3 aydan 6 aya çıkardı — yani paranın geri dönüşü uzadı ama zorunlu satış baskısı da zamana yayıldı. Dışarıda ise tablo daha iyimserdi: Trump ile Şi Washington'da buluştu, ticari ateşkes 2027 Ocak'a uzatıldı ve Wall Street üç haftadır ilk kez artıda kapandı. Buna karşılık ABD tahvil faizi %5,13 ile 2007'den beri en yüksek seviyeyi gördü; altın kâr satışlarıyla geriledi, petrol ise ABD–İran diplomasisindeki gel-gitle 105 dolar civarında dalgalandı.
- BIST 100 %2,9 düştü — İkinci kriz haftasında endeks 12.888 puana indi; BIST 30 %1,5 ile daha az kaybetti.
- ABD borsaları üç haftada ilk kez kazandırdı — S&P 500 %0,6, Nasdaq 100 %2,1 yukarı; Dow ise dördüncü haftasında da ekside.
- Altın 4.270 dolara geriledi — Güçlü dolar ve Fed'in şahin tonu ons fiyatını haftalık yaklaşık %2 aşağı çekti.
- Bitcoin 84 bin dolara yaklaştı — Haftalık %3,3 kazançla yine en iyi performans gösteren varlık oldu.
- Brent 105 dolar civarında — Hürmüz için anlaşma beklentisi fiyatı baskıladı, cuma akşamı gelen "Trump planı reddetti" haberi yönü yeniden belirsizleştirdi.
Bu hafta gözünü nereye dikmeli? Birincisi cuma günkü ABD tarım dışı istihdam verisi: beklenti 100 bin kişilik artış ve işsizlikte %4,2'ye yükseliş; güçlü gelirse Fed'in aralıkta bir faiz artışı daha yapacağı beklentisi sertleşir. İkincisi çarşamba açıklanacak ABD çekirdek PCE enflasyonu — Fed'in en yakından izlediği enflasyon ölçüsü. Üçüncüsü içeride pazartesi TCMB'nin Para Politikası Özeti: metindeki "sıkı duruş" dilinin korunup korunmadığı, kriz sonrası likidite yönetiminin yönünü gösterecek.
Bu Haftanın Takvimi
Fed'in favori enflasyon ölçüsü çekirdek PCE'nin aylık %0,3 artması bekleniyor; yüksek gelirse aralık faiz artışı beklentisi sertleşir. İçeride ağustos işsizlik oranı ve dış ticaret dengesi, dışarıda Almanya öncü enflasyonu ve Çin PMI'ları aynı gün.
Daha derin analiz mi istiyorsun?
Herkese iyi pazarlar,
Geçen hafta Borsa İstanbul'da krizin ikinci perdesi oynandı, ama bu kez daha az gürültüyle. Bir önceki haftanın %8,18'lik çöküşünden sonra BIST 100, 21-25 Eylül haftasını %2,9 düşüşle 12.888 puandan kapattı; endeks 16 Eylül'deki kriz günü kapanışının da altına sarktı. Satış bu kez genele yayılmadı: BIST 30 yalnızca %1,49, bankacılık endeksi %0,86 gerilerken, finansal kiralama ve faktoring endeksi %8,34 kaybetti. Yani baskı, fon portföylerinin yoğunlaştığı düşük likiditeli finansal hisselerde yoğunlaşmaya devam etti; ulaştırma endeksi %0,98 ile haftanın tek belirgin kazananı oldu. SPK cephesinde en önemli karar, tasfiyedeki fonların varlıklarını nakde çevirip yatırımcıya ödeme yapması için tanınan azami sürenin 3 aydan 6 aya çıkarılması oldu. Bu karar iki yönlü okunuyor: yatırımcı parasına daha geç kavuşacak, ancak piyasa zorunlu satışın altı aya yayılacağını, dolayısıyla tek seferlik bir arz şokunun gelmeyeceğini öğrendi. Soruşturma tarafında ise 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 kişinin mal varlığı donduruldu, gözaltı sayısı 51'e çıktı ve hafta sonuna doğru Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel gözaltına alındı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz "sorunun geçici olduğu" mesajını yineledi. Döviz cephesinde dolar/TL haftayı %0,26 yükselişle 48,89'dan, euro/TL paritedeki gerilemeyle %0,69 düşüşle 55,63'ten tamamladı — yani kriz kura taşmadı, ama bunun bedeli rezervlerde görüldü: TCMB'nin brüt rezervi 18 Eylül haftasında 4,3 milyar dolar azalarak 174,4 milyar dolara, net rezervi 6,4 milyar dolar azalarak 55,8 milyar dolara indi.
Yurt dışında ise hafta, aylardır ilk kez bir "risk iştahı" haftasıydı. 24 Eylül'de Washington'da gerçekleşen Trump–Şi zirvesinden kapsamlı bir anlaşma çıkmadı, ancak kasımda sona erecek ticari ateşkes 10 Ocak 2027'ye uzatıldı ve iki ülke karşılıklı 30'ar milyar dolarlık hassas olmayan ürün grubunda avantajlı tarife üzerinde uzlaştı. Aynı hafta ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve deniz ablukasının aşamalı kaldırılmasına dair bir çerçeve konuşuldu; bu haber petrolü gün içinde aşağı çekip tahvil faizlerindeki tırmanışı durdurunca Wall Street üç haftada ilk kez haftalık artıda kapandı. S&P 500 %0,6, Nasdaq 100 %2,1 yükselirken Dow Jones dördüncü haftasında da ekside kaldı — endeksler arası bu ayrışma, piyasanın faiz duyarlı ve döngüsel hisselerden teknolojiye kaydığını gösteriyor. Ancak tablonun kırılgan tarafı tahvilde: ABD 10 yıllık getirisi %5,135 ile Temmuz 2007'den bu yana en yüksek seviyeyi test etti, 30 yıllık %5,43'e çıktı. Cuma akşamı gelen "Trump, İran'ın 7 günlük planını reddetti" haberiyle diplomasi yeniden çıkmaza girdi. Bu hafta ise takvim kendi başına yeterince yoğun: çarşamba çekirdek PCE, cuma tarım dışı istihdam ve Euro Bölgesi enflasyonu, içeride pazartesi TCMB Para Politikası Özeti.
Makroekonomi · Jeopolitik · Yurtdışı
Fon krizinde ikinci hafta: panik gitti, belirsizlik kaldı. İlk haftanın devre kesici tetikleyen sert satışının ardından bu hafta işlem tarafında normalleşme görüldü; BIST 100'ün haftalık kaybı %2,9'a indi ve gün içi hareketler daraldı. Kritik gelişme SPK'nın 20 Eylül bülteniyle tasfiye süresini 3 aydan 6 aya çıkarması oldu. Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy'e ait 131 fon bu kapsamda; krizin doğrudan etkilediği bireysel yatırımcı sayısı 455.758 olarak açıklandı. Sürenin uzatılması, portföydeki düşük likiditeli hisselerin piyasaya daha kontrollü çıkmasına imkân veriyor; buna karşılık parası bloke kalan yatırımcı için bekleme süresi uzuyor ve bu, fon endüstrisine olan güvenin onarılmasını geciktiren bir maliyet. Önümüzdeki haftalarda izlenecek asıl gösterge, TEFAS'taki toplam fon büyüklüğünün ve para piyasası fonlarına giriş-çıkışın seyri olacak.
Rezervler: müdahalenin faturası netleşti. TCMB'nin 18 Eylül haftasına ait verisi, kriz haftasında yapılan döviz satışının boyutunu resmileştirdi: brüt rezerv 4,3 milyar dolar azalarak 174,4 milyar dolara, net rezerv 6,4 milyar dolar azalarak 55,8 milyar dolara geriledi. Bir önceki hafta zaten 5,5 milyar dolarlık bir düşüş yaşanmıştı; yani iki haftada brüt rezervden yaklaşık 10 milyar dolar çıktı. Kurun haftalık %0,26 gibi sınırlı bir artışla 48,89'da kalması bu müdahalenin sonucu. Bu tablo, kur istikrarının rezerv maliyetiyle sağlandığını ve bu maliyetin sürdürülebilirliğinin fon krizinin ne kadar hızlı soğuyacağına bağlı olduğunu gösteriyor. TCMB'nin bir sonraki PPK toplantısı 22 Ekim'de; o tarihe kadar swap kanalları ve likidite yönetimi temel araç olmaya devam edecek.
Trump–Şi zirvesi: ateşkes uzadı, anlaşmazlıklar yerinde durdu. 24 Eylül'de Washington'da yapılan zirve, 11 yıl sonra iki liderin ABD topraklarındaki ilk buluşmasıydı. Çıkan sonuç sınırlı ama piyasa için yeterliydi: kasımda dolacak ticari ateşkes 10 Ocak 2027'ye uzatıldı, karşılıklı 30'ar milyar dolarlık hassas olmayan ürün grubunda avantajlı tarife uygulanması yönünde tavsiye kararı alındı ve Çin'in ABD'den kömür ithalatını artırması kararlaştırıldı. Nadir toprak elementleri, teknoloji ihracat kısıtları ve Tayvan gibi asıl anlaşmazlık başlıklarında ilerleme sağlanamadı. Trump zirve sonrası kasımda Çin'de yeniden görüşeceklerini söyledi. Küresel tedarik zincirleri açısından bu, "kriz ertelendi" niteliğinde bir sonuç; Türkiye gibi ara mal ithalatçısı ülkeler için de tarife belirsizliğinin bir çeyrek daha ötelenmesi anlamına geliyor.
Tahvil faizleri asıl risk başlığı olmayı sürdürüyor. ABD 10 yıllık tahvil getirisi hafta içinde %5,135'i görerek Temmuz 2007'den bu yana en yüksek seviyeyi test etti; 2 yıllık %4,947, 30 yıllık %5,43 ile benzer şekilde çok yıllık zirvelere yaklaştı. Tırmanışın iki kaynağı var: yüksek petrol fiyatlarının enflasyon beklentilerini beslemesi ve zayıf geçen tahvil ihaleleri. Cuma günü petroldeki gevşemeyle getiriler bir miktar geri çekildi ve hisse senetleri de bu sayede toparlandı — bu korelasyon, önümüzdeki dönemde borsaların yönünü belirleyecek asıl değişkenin tahvil piyasası olduğunu gösteriyor. Goldman Sachs yıl sonu tahminlerinde Fed'den aralıkta bir faiz artışı daha bekliyor. Yüksek getiri ortamı ayrıca gelişmekte olan ülke varlıklarına akışı zorlaştıran bir çerçeve kuruyor; Türkiye'nin risk primi ve tahvil faizleri üzerinde bu dışsal baskı sürüyor.
Petrol: diplomasi ile jeopolitik arasında salınım. Brent, haftayı yaklaşık %2 yükselişle 105-106 dolar bandında tamamladı; ancak bu net rakamın altında sert bir gel-git var. Haftanın ortasında ABD ile İran'ın New York'ta Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve ablukanın aşamalı kaldırılması üzerine aşamalı bir çıkış planı görüştüğü haberi fiyatları aşağı çekti; cuma günü Brent gün içinde yaklaşık %1 daha geriledi. Fakat 26 Eylül'de Trump'ın İran'ın önerdiği 7 günlük planı reddettiği açıklanınca süreç yeniden çıkmaza girdi. Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları da devam ediyor. Türkiye açısından 100 doların üzerindeki petrol, cari açık ve enflasyon kanallarından çifte baskı anlamına geliyor; herhangi bir kalıcı anlaşma haberi ise enerji ithalatçısı bir ekonomi için en güçlü olumlu şok olurdu.
Altın ve gümüşte kâr satışı. Ons altın haftayı yaklaşık %2 kayıpla 4.270 dolar civarında tamamladı; Fed yetkililerinden gelen şahin mesajlar ve güçlenen dolar, önceki haftaların rekor denemesinden sonra kâr realizasyonunu tetikledi. Gümüş tarafında düşüş daha belirgindi: ons gümüş 63 dolara kadar çekildi, yurt içinde gram gümüş 99 TL'ye geriledi. İç piyasada Kapalıçarşı'da gram altın haftalık %1,61 düşüşle 6.716 liraya, Cumhuriyet altını %1,33 düşüşle 43.860 liraya indi — kurdaki sınırlı artış, TL bazlı düşüşü ons düşüşünün altında tuttu. Altındaki geri çekilmenin teknik tarafı için Teknik Görünüm bölümüne bakılabilir; makro tarafta ise reel faizlerin yükseldiği bir ortamda getirisiz varlığın alternatif maliyetinin arttığını söylemek yeterli.
Kripto yine ayrıştı, ama ivme yavaşlıyor. Bitcoin haftayı %3,3 yükselişle 83.906 dolarda tamamladı; 3 aylık getiri %41'e ulaştı. Buna karşılık son beş günde %3,1'lik bir geri çekilme yaşandı ve fiyat 1 aylık zirve olan 87.396 dolara yaklaşamadan durdu. Kripto duyarlılık endeksi 74 ile "greed" bölgesinde — yani konumlanma iyimser tarafta yoğunlaşmış durumda, bu da kısa vadede ters hareketlere açık bir yapı demek. 1 yıllık getirinin hâlâ %-23,5 olması, bu yükselişin 2025 zirvelerinden geri kazanım niteliğinde olduğunu hatırlatıyor. Ekim ayı tarihsel olarak Bitcoin'in en güçlü ayı (ortalama %16,2 getiri, %80 kazanma oranı); bu mevsimsellik önümüzdeki haftaların ana tartışma başlığı olacak.
Fed'in yol haritası ve para politikası zemini. Fed'in bir önceki hafta 2023'ten bu yana ilk faiz artışını yaparak politika faizini %4 seviyesine taşımasının ardından, bu hafta yetkililerden gelen mesajlar şahin tonu korudu. Başkan Kevin Warsh'ın enflasyonun merkez bankasının baskın endişesi olmayı sürdürdüğü yönündeki çerçevesi, piyasanın aralık ayına dair fiyatlamasını şekillendiriyor. Kurumsal tahminler de bu yönde toplanıyor. Avrupa'da ise ECB Yönetim Konseyi üyesi Isabel Schnabel enerji fiyatlarından kaynaklanan yukarı yönlü enflasyon risklerine dikkat çekti; Euro Bölgesi'nde eylül öncü TÜFE'sinin %3,2'den %3,5'e yükselmesi bekleniyor. Yani küresel para politikası döngüsü, 2024-2025'in gevşeme beklentisinden tamamen kopmuş, sıkılaştırma tarafına geçmiş durumda. Bu, TL varlıklar için hem sermaye akımı hem de değerleme kanalından uzun soluklu bir dış rüzgâr anlamına geliyor.
Sektörler
Finansal kiralama ve faktoring: baskı üçüncü haftaya taşınıyor. Sektör endeksi haftayı %8,34 kayıpla kapattı ve arka arkaya ikinci haftada en çok düşen grup oldu. Fon portföylerinin yoğunlaştığı, halka açıklık oranı ve derinliği düşük bu hisselerde satış baskısı tasfiye takviminin uzamasıyla birlikte daha uzun sürelere yayılmış görünüyor. Endeks seviyesindeki hareketten çok hisse bazında günlük işlem hacminin normal seviyelere dönüp dönmediği izlenmeli; hacmin toparlanması, piyasa yapıcı ve alıcı tarafın geri geldiğine dair en erken sinyal olacak.
Bankacılık: krizi ayrıştırarak atlatıyor. Bankacılık endeksinin haftalık kaybı %0,86'da kaldı; bu, BIST 100'ün %2,9'luk kaybına göre belirgin bir pozitif ayrışma. BDDK'nın geri alınan payları sermaye hesaplamasından muaf tutan kararı ve bankaların fon krizine doğrudan maruziyetinin sınırlı algılanması bu dirençte etkili. Yine de portföy yönetim şirketlerine ve ilişkili grup şirketlerine kullandırılan kredilerin boyutu, üçüncü çeyrek bilançolarının dipnotlarında aranacak başlık olacak. Ekim sonu ve kasım başında açıklanacak 3Ç finansalları, bu maruziyetin gerçek büyüklüğünü gösterecek ilk resmi kaynak.
Ulaştırma ve savunmacı gruplar öne çıktı. Haftanın tek belirgin kazanan sektörü %0,98 ile ulaştırma oldu. Petrolün 100 dolar üzerinde kalmasına rağmen ulaştırma hisselerinin pozitif ayrışması, yatırımcının döviz geliri olan ve fon portföylerinde yoğunlaşmamış, yüksek likiditeli isimlere sığındığını düşündürüyor. Aynı mantık BIST 30'un BIST 100'e göre daha az kaybetmesinde de görülüyor: kriz, büyük ve likit hisselerle küçük-orta ölçekli hisseler arasındaki ayrışmayı derinleştirdi. Bu ayrışmanın kapanması, piyasanın normalleştiğine dair en somut gösterge olacak.
Sanayi cephesinde PMI eşiği. İSO Türkiye imalat PMI'ı ağustosta 48,1 seviyesindeydi; yani sanayi daralma bölgesinde. Perşembe açıklanacak eylül verisi, yüksek petrol fiyatları, sıkı finansal koşullar ve son iki haftanın güven şoku altında sanayinin nasıl performans gösterdiğini ortaya koyacak. Çarşamba açıklanacak ağustos dış ticaret dengesi ise enerji faturasının cari denge üzerindeki etkisini niceliksel olarak gösterecek; petrolün 100 dolar üstünde kaldığı bir dönemde ithalat faturasındaki seyir, yıl sonu cari açık tahminleri için belirleyici.
Şirketler
Fon soruşturmasında hukuki süreç derinleşti. Hafta boyunca 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı donduruldu; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonundaki soruşturmada gözaltına alınan kişi sayısı 51'e ulaştı. Hafta sonuna doğru Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel gözaltına alındı. Bu gelişmeler, ilgili gruba bağlı halka açık şirketlerde KAP açıklamaları ve olası tedbir kararları üzerinden hisse bazlı oynaklığı canlı tutuyor. Yatırımcı açısından kritik ayrım, soruşturmanın portföy yönetim şirketleriyle sınırlı kalması ile grup şirketlerinin operasyonlarına sirayet etmesi arasındaki fark; şimdilik resmi açıklamalar birinci senaryoyu destekliyor.
ABD bilanço takvimi ağırlaşıyor. Bu hafta Carnival (29 Eylül), Micron, Conagra, FactSet ve Jabil (30 Eylül), ardından Nike, Accenture ve McCormick (1 Ekim) bilanço açıklıyor. Micron, yapay zekâ altyapı talebinin bellek fiyatlarına yansımasını gösteren en doğrudan gösterge olduğu için Nasdaq'ın momentumu açısından haftanın en kritik açıklaması olacak. Nike ise yüksek enflasyon ve yükselen faiz ortamında ABD tüketicisinin dayanıklı tüketim iştahına dair okuma sağlayacak. Bir sonraki haftaya Constellation Brands (6 Ekim), PepsiCo (8 Ekim) ve Delta (9 Ekim) sarkıyor.
Geri alım ve temettü kararları destek unsuru. Kriz ortamında şirketlerin pay geri alım programları hisse fiyatlarını destekleyen mekanizmalardan biri haline geldi; hafta sonunda bir GYO şirketinin 15 milyon lotluk geri alım kararı bu eğilimin son örneği oldu. BDDK'nın bankalar için getirdiği sermaye muafiyeti de aynı yönde çalışıyor. Bununla birlikte geri alımlar bilanço nakdini tüketen kararlar olduğu için sürdürülebilirlikleri şirketin nakit pozisyonuna bağlı; program duyurusu ile fiili alım tutarları arasındaki fark KAP bildirimlerinden takip edilmeli.
Halka arz cephesi fiilen durdu. SPK'nın gündeminin tamamen fon krizine kaymış olması nedeniyle yeni halka arz onayı beklenmiyor; mevcut takvim askıda. Ayrıca SPK'nın Özata Denizcilik işlemleri nedeniyle 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulunması, düzenleyicinin manipülasyon denetimini fon krizi dışındaki başlıklara da genişlettiğini gösteriyor. Piyasa yapısı açısından bu, kısa vadede düşük hacimli hisselerde spekülatif hareketlerin caydırıldığı, orta vadede ise denetim güveninin onarılmaya çalışıldığı bir dönem anlamına geliyor.
Haftaya Bakış: Veri Takvimi Yeniden Devrede
Son iki hafta fiyatlar haber akışıyla hareket etti; bu hafta veri takvimi yeniden direksiyona geçiyor. Küresel tarafta iki tarih belirleyici: çarşamba ABD çekirdek PCE enflasyonu ve cuma tarım dışı istihdam raporu. Fed'in aralık ayında bir faiz artışı daha yapıp yapmayacağı fiyatlaması bu iki veriden çıkacak; güçlü istihdam ve yapışkan çekirdek enflasyon, %5'in üzerindeki tahvil getirilerini kalıcı hale getirir ve gelişen piyasa varlıkları üzerindeki baskıyı artırır. Zayıf gelmeleri ise hisse senetleri için geçen haftaki toparlanmanın devamına zemin hazırlar. İçeride pazartesi TCMB Para Politikası Özeti, salı ekonomik güven endeksi, çarşamba işsizlik ve dış ticaret, perşembe İSO imalat PMI var. Eylül TÜFE'si ise bu haftaya değil, 5 Ekim Pazartesi'ye kaldı. Fon krizi tarafında ise takvimden çok haber akışı belirleyici olmaya devam edecek: soruşturmanın seyri, tasfiye programının işleyişi ve TEFAS verileri izlenecek.
Haftanın Takvimi
Pazartesi 28 Eylül — TCMB Eylül Para Politikası Özeti. Haftalık para ve banka istatistikleri (14:30). ABD'de Dallas Fed imalat endeksi. BIST açılışında hafta sonu gelen fon soruşturması gelişmeleri fiyatlanacak.
Salı 29 Eylül — TÜİK eylül ekonomik güven endeksi (10:00). ABD Conference Board tüketici güven endeksi (17:00 TSİ, beklenti 90,0). Carnival bilançosu.
Çarşamba 30 Eylül — TÜİK ağustos işsizlik oranı ve ağustos dış ticaret dengesi (10:00). ABD ikinci çeyrek nihai büyüme (beklenti yıllık %1,6) ve çekirdek PCE enflasyonu (beklenti aylık %0,3) (15:30 TSİ). Almanya öncü eylül TÜFE'si. Çin resmi imalat ve hizmet PMI'ları. Micron, Conagra, FactSet ve Jabil bilançoları.
Perşembe 1 Ekim — İSO Türkiye imalat PMI (10:00, önceki 48,1). Euro Bölgesi nihai imalat PMI. ABD ISM imalat PMI (17:00 TSİ, beklenti 54,8) ve haftalık işsizlik başvuruları. Nike, Accenture ve McCormick bilançoları.
Cuma 2 Ekim — ABD eylül tarım dışı istihdam ve işsizlik oranı (15:30 TSİ; beklenti +100 bin kişi ve %4,2). Euro Bölgesi eylül öncü TÜFE (beklenti yıllık %3,5). Ay başı akaryakıt ve doğal gaz fiyat ayarlamaları da bu güne denk geliyor.
Takip eden takvim — TÜİK eylül enflasyonu 5 Ekim Pazartesi 10:00. S&P Global Ratings Türkiye not incelemesi 16 Ekim, Scope Ratings 23 Ekim. TCMB PPK toplantısı 22 Ekim.
İzlenecek 5 Başlık
Cuma günkü ABD istihdam raporu. Beklenti eylülde 100 bin kişilik artış ve işsizlik oranının %4,1'den %4,2'ye yükselmesi. Bu veri, Fed'in aralık toplantısına dair fiyatlamanın omurgasını oluşturacak. Beklentinin belirgin üzerinde bir istihdam artışı, %5,13'e çıkmış olan 10 yıllık tahvil getirisini yeniden zirveye taşıyabilir ve doları güçlendirir; bu kombinasyon gelişen piyasa kurları ve altın için olumsuz çalışır. Zayıf bir rapor ise tam tersi yönde, geçen haftanın hisse toparlanmasını destekleyen bir çerçeve kurar.
Çekirdek PCE enflasyonu. Fed'in hedef tanımını yaptığı ölçü olan çekirdek PCE'nin aylık %0,3 artması bekleniyor. Yüksek petrol fiyatlarının manşet enflasyona etkisi zaten biliniyor; asıl soru bu etkinin çekirdeğe ne ölçüde geçtiği. Beklentinin üzerinde bir okuma, "enflasyon yapışkanlaşıyor" tezini güçlendirir ve aralık faiz artışı ihtimalini belirginleştirir. Beklentiye paralel veya altında bir okuma ise Fed'in artış döngüsünün tek adımda kalabileceği senaryosuna alan açar.
TCMB Para Politikası Özeti ve rezerv seyri. Pazartesi yayımlanacak metinde "sıkı duruş" vurgusunun korunup korunmadığı, ayrıca fon krizi sonrası likidite yönetimine dair bir çerçeve verilip verilmediği izlenecek. Bununla birlikte perşembe açıklanacak haftalık rezerv verisi, döviz satışının 25 Eylül haftasında da sürüp sürmediğini gösterecek. İki haftada brüt rezervden yaklaşık 10 milyar dolar çıkmış olması, kur istikrarının maliyetini ortaya koyuyor; bu çıkışın yavaşlaması normalleşmenin en güvenilir göstergelerinden biri olur.
Fon tasfiyesinin işleyişi ve TEFAS verileri. Tasfiye süresinin 6 aya uzatılmasıyla zorunlu satış baskısı zamana yayıldı, ancak belirsizlik ortadan kalkmadı. İzlenecek somut veri, TEFAS'taki toplam fon büyüklüğü ile para piyasası fonlarına giriş-çıkış dengesi. Fon endüstrisinden çıkan paranın mevduata mı, doğrudan hisseye mi yoksa kriptoya mı yöneldiği, önümüzdeki ayların likidite kompozisyonunu belirleyecek. Bireysel yatırımcı hesap sayıları ve Takasbank yabancı takas oranları da aynı soruya farklı açılardan yanıt verecek.
Petrol ve Hürmüz diplomasisi. ABD ile İran arasındaki aşamalı çıkış planı görüşmeleri devam ediyor, ancak Trump'ın İran'ın önerdiği 7 günlük planı reddetmesiyle süreç yeniden tıkandı. Boğazın açılmasına dair somut bir mutabakat, petrolde 100 dolar altına hızlı bir geri çekilmeyi tetikleyebilir; bu da hem küresel enflasyon beklentilerini hem de Türkiye'nin cari denge görünümünü belirgin biçimde iyileştirir. Tersine, Husi saldırılarının Suudi altyapısını yeniden hedef alması veya diplomasinin tamamen kopması, 110 dolar ve üzerini gündeme getirebilir.
Teknik Görünüm
SPY (S&P 500 ETF) — Son kapanış 771,35 dolar (25 Eylül); model özeti 765,91 dolar spot ve 779,37 dolar kilit seviyesiyle 25 Ağustos tarihli. Rejim 22 haftadır CHOPPY, yani trend gücü zayıf ve fiyat 729-779 bandında sıkışmış durumda. 779,37 direnci aşılırsa yukarı momentumun güçlenmesi beklenir; 760,4 desteğinin altına sarkma halinde ise aşağı baskının artması olası. Fiyat SMA20, SMA50 ve SMA200'ün üzerinde konumlanmaya devam ediyor; SMA200 708,53 seviyesinde uzun vadeli zemin olarak takip ediliyor.
QQQ (Nasdaq 100 ETF) — Son kapanış 744,50 dolar; 21 Eylül tarihli model özetinde spot 741,47 ve kilit seviye 745,45 dolar. Haftalık %3,19'luk yükselişle fiyat 21 günlük bandın üst ucuna, 96. persentile taşındı ve RSI 65,7 ile aşırı alım sınırına yaklaştı. 745,45 üzerinde kapanışlarda yükseliş momentumunun sürmesi beklenir; 737,62 altına kapanış ise toparlanmayı teknik olarak geçersiz kılan seviye olarak izleniyor. Eylül mevsimselliği negatif (-%2,79 ortalama), Ekim ise pozitif (+%2,74) — mevsimsel dönüş bu hafta devreye giriyor.
Altın (XAU/USD) — 21 Eylül tarihli model özetinde spot 4.343,81 dolar ve kilit seviye 4.310,61 dolar; cuma kapanışı bu seviyelerin altında, 4.270 dolar civarında gerçekleşti. Yani destek olarak izlenen 4.310,61 seviyesi hafta içinde aşağı yönlü kırılmış görünüyor ve model çerçevesinde bu durum 4.238 dolara kadar bir test senaryosunu gündeme getiriyor. Yukarı yönde 4.383,62 direncinin aşılması gerekiyor. COT verisinde yönetilen para pozisyonunun aşırı uzun olması (açık pozisyonun %26'sı) kısa vadeli geri dönüş riskini artıran unsur; buna karşılık Ekim mevsimselliği tarihsel olarak güçlü (+%2,93 ortalama, %80 kazanma oranı).
Bitcoin (BTC/USD) — 26 Eylül itibarıyla 83.906 dolar; kilit seviye 87.395,67 dolar. Fiyat 1 aylık zirveye %4,2 uzaklıkta ve son beş günde %3,1 geri çekilmiş durumda. 87.396 üzerinde kapanış momentumu güçlendirir; 82.814 altına kapanış ise kısa vadeli düşüş senaryosunu tetikleyen seviye olarak izleniyor. SMA20, SMA50 ve SMA200'ün üzerindeki konum korunuyor; SMA200 71.015 dolarda. Rejim 3 haftadır QUIET ve devam olasılığı %77 olarak modelleniyor, yani önümüzdeki 21 günde %7-15 bandında bir hareket beklentisi makul kabul ediliyor.
BIST 100 — 12.888 puan seviyesindeki kapanış, 16 Eylül'deki kriz günü kapanışı olan 13.122 puanın altında. Bu, iki haftalık satış dalgasının teknik olarak henüz bir taban oluşturmadığı anlamına geliyor. Endekste toparlanmadan söz edebilmek için önce 13.100-13.300 bandının geri kazanılması ve bunun artan hacimle desteklenmesi gerekiyor. Aşağıda 12.817 puan, kriz haftasının gün içi dibi olarak psikolojik bir referans oluşturuyor; bu seviyenin kapanış bazında kırılması satış baskısının üçüncü haftaya taşındığını teyit eder.
Kapanış
Geride kalan hafta, bir krizin ilk şok dalgasından sonra gelen "sindirme" aşamasının tipik özelliklerini taşıdı: kayıplar sürdü ama şiddeti azaldı, satış genele yayılmak yerine sorunun merkezindeki hisselerde yoğunlaştı ve düzenleyici tarafta zaman kazandırmaya yönelik kararlar alındı. SPK'nın tasfiye süresini 6 aya çıkarması, piyasa açısından en somut olumlu haberdi; zorunlu satışın altı aya yayılması, tek seferlik bir arz şokunun önüne geçiyor. Buna karşılık iki haftada brüt rezervden yaklaşık 10 milyar dolar çıkmış olması, kur istikrarının bedava olmadığını hatırlatıyor. Bankacılığın ve BIST 30'un ayrışarak dayanması ise krizin sistemik olmaktan çok belirli bir piyasa segmentiyle sınırlı kaldığı tezini destekliyor — bu tezin sınavı, ekim sonunda açıklanacak üçüncü çeyrek bilançolarında verilecek.
Başlayan hafta ise gündemi dışarıdan alıyor. Çarşamba çekirdek PCE ve cuma tarım dışı istihdam, Fed'in aralık ayına dair fiyatlamasını belirleyecek ve dolayısıyla %5'in üzerine çıkmış ABD tahvil getirilerinin kalıcı olup olmayacağına karar verecek. Bu, gelişen piyasa varlıkları için tek başına en önemli dış değişken. İçeride pazartesi Para Politikası Özeti ve perşembe rezerv verisi, TCMB'nin kriz sonrası duruşunu okumaya imkân verecek. Fon tarafında ise takvimden çok haber akışı belirleyici olmaya devam edecek; normalleşmenin en güvenilir sinyali, endeks seviyesinden çok işlem hacminin ve fon büyüklüklerinin toparlanmasında aranmalı.
Metodoloji notu: Bu sayıda sinyal tarama (`get_signals`) ve varlık bazlı haber akışı (`get_asset_news`) araçlarına otomatik çalışma sırasında erişilemedi; bu iki kaynağa dayanan bölümler yerine model özetleri, karşılaştırma verileri ve web kaynakları kullanıldı. Teknik Görünüm bölümündeki model özetlerinin veri tarihleri parantez içinde belirtilmiştir ve bazıları cuma kapanışından birkaç gün eskidir. BIST endeks ve kur rakamları web kaynaklarından alınmıştır; haftalık BIST 100 değişimi kaynaklara göre %2,90 ile %2,98 arasında raporlanmıştır.
Bu bülten yatırım tavsiyesi değildir; veri özetidir.